3 Temmuz 2014 Perşembe

HELA!

Sabah sabah gözümü açıyorum, o da ne?

Elamanın biri, af buy’run “avukat” diyesim, “meslektaşım” diyesim gelmiyor; Facebook’unda bir şey paylaşmış. Neymiş efendim, yok avukatlar helaya girmesinmiş de, yok efendim, girerse başsavcılık işlem yapacakmış da, yok anahtar verilmesinmiş de!

Yaw sizin hiç mi utanmanız yok arkadaş?

Bu tür sudan, kıçtan problemleriniz için sayın başsavcıyı niye rahatsız ediyorsunuz, bu mudur yani mesleki ahlakınız yaw? Unutmayın, bir zamanlar siz de onunla aynı sıralarda oturdunuz, belki aynı masada yemek yemek nasip oldu, belki aynı sınav sorularında siz buram buram ter dökerken, sayın başsavcı denizle traktör lastiği ile yüzer gibi şakır şakır sınavları geçip, yanınızdan süzülüp taaaa en yükseğe, zirveye çıktı.

Bunun kıskançlığı içinizde kalmış belli, belli ki, sudan sebeplerle, evet evet, aynen sudan sebeplerle tabiri caizse “Acaba nereden bir şey bulurum?” diye didikleyip duruyorsunuz.

Haydi anam, size buradan ekmek çıkmaz!

“Avukat” dedin mi benim gibi olacak. Ben misal, 10 saat büyük abdestimi, yedi saat küçük abdestimi tutabiliyorum. Ya sizler, kendinize bakın, siz nasıl avukatsınız? Yoksa helanız eskimesin diye, bedava diye, beleş diye, tuvalet kağıdı ziyan olmasın diye, suya para vermeyesiniz diye adliye helasını mı kullanıyorsunuz?

Ah ah, oysa böyle mi olmalı yaw?

Misal ben, sabah uyandım mı, önce açıyorum ulusal yargı ağımı, önce hakim – savcı müvekkillerimin dosyalarına bakıyorum, para da istemem ha, maksat hakimime – savcıma hizmet olsun, onlara da değil, adalete, insanlığa, dine, imana hizmettir gayem, yoksa başka ne yaw?

Önce bakıyorum, dosyalarda bir hareket var mı, diye? Sonra hemen arayıp, tekmil veriyorum. Hal ve hatırlarını soruyorum, bir istekleri, emirleri, arzuları var mı; teker teker notlarını alıyorum?!

Siz, bunları yapmıyorsunuz, biliyorum; yapamazsınız da, varsa yoksa şikayet çünkü…

Ne diyordum, ha “hela” diyordum, “ayıp” ettiniz, “Allahsızsınız” diyordum!

İşte böyle… Şimdi marifet gibi, yorum üstüne yorum girenler var, siz kendinizi sorgulayın, ne verdiniz Allahınızı severseniz, ne verdiniz bu adliyeye, hangi biriniz bir hakimin bir savcının bir sorunu ile ilgilendi? Hiç biriniz, varsa yoksa şikayet yaw!

Ne diyeyim bilemiyorum. Ayıptır, yazıktır, günahtır, başka ne diyeyim! Allah savcılara – hakimlere sabır versin, insanı dinden çıkartır yorumlarınız, insanın sinirini zıplatır, değer bilmezsiniz, kıymet bilmezsiniz.

Yazıklar olsun! Utanıyorum, sizinle meslektaş olmaktan! 




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder